![]() |
|
|||||||
| Garip ve Gizemli Olaylar Hayatınızda gordugunuz veya duydugunuz gizemli olayları yazabileceginiz yer. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler |
|
|
#1 (permalink) |
|
Se®ve® Administ®ato®
![]() ![]() ![]() |
Tarihin en eski yazıtlarından olan hint mitoslarının çeşitli bölümlerinde esrarengiz uçan makinalarda sözedilmiştir en sık olarak ta rigveda bölümünde bu bahisler yer almaktadır.
Rigveda'da tanrısal ikizler Asvina'lara,Ribhu'lara ve öteki tanrilara yönelik ilahiler vardir. bu ilahilerde içinde canli varliklar oldugu halde,havada uçmaya elverisli tasitlarla ilgili bilgiler karsımıza çikar.Bu uçan tasitlar rig veda'da en önce Rathas diye nitelendirilir.(sözcük mealen ''tasit''veya''araba'' diye çevrilebilir)Ribhu'lar,tanrılar arasında hekim diye bilinen Asvina ikizleri için uçan araba yaparlar.Bu uçan araba olaganüstü konforludur.Onunla her yere uçabilirler,hatta en yüksek bulut katinin üzerine ve ''Cennet'' e kadar.Ilahilerde bu uçan arabanin düsünceden bile daha hizli oldugu söylenir.Uçan aygit büyüktür,üç bölümden olusmustur ve üç köselidir.Uçurulabilmesi için en az üç kisi gereklidir.Tasıtın uçus sırasında içine çekilen üç tekerlegi vardir.ayrica uçan arabanın üç destek ayagada sahip oldugu da kaydedilir.Rigveda'da uçan tasitlar genellikle altin,gümüs veya demirden yapılmaktadır ancak veda metinlerinde en çok kullanilaan maden,harikulade parlayan altindir.Tasviri yapilan göksel savas arabası sivi bir maddeyle isletiliyor;bu maddeyi anlatan sözcügün bu gün dogru bir çevirisi yapilamiyor.Kullanilan''madhu'' ve ''anna'' sözcükleri öncelikle ''bal'' ve ''sıvı'' anlaminda.Araba,gökteki bir kustan daha rahat hareket ediyor,günes hatta ay yönünde helezonlar çiziyor,yerede büyük patırtılar çizerek iniyor. Ilginç olan olgu Rigveda'da çesitli kaplarda bulunan çesitli yakitlardan bahsedilmektedir.Birde tastin gökyüzündeher hangi bir çekim hayvani olmaksizin hareket ettiginin çok açık seçik anlatılması.Tasıt bulutlardan asagi inecek oldumu,yerde büyük bir insan kalabaligi inisi seyretmek için toplaniyor.Sözü edilen üç pilottan baska,göksel araçta,deniz kazasinda kurtarilan kral Bhujya için ,Surya'nin kizi için,bayan Chandra için,keza ayrica iki üç kisi için yer bulunabiliyor.Yani araba toplam yedi sekiz kisi alabiliyor.Ayrica anfibik niteliklerede sahip olsa gerek,çünkü denizin üstüne hiç zedelenmeden inebildigi gibi oradan kıyıya ulasabiliyor. Yine Rigveda' da(1,46) üç uçan savas arabasindan söz edilir.Bunlar çesitli kurtarma operasyonları için kullanilir.Otuzdan fazla kahramanlik eylemi gerçeklestirilir;bunlar arasinda,denizden,magaradan,savas düzeni almis düsman ordusu içinden,iskence odalarindan kurtarma operasyonlari vardir.Rigveda 'da anlatilanlara göre bu özel savas arabasinin çok genis olmasi gerekiyor.Çesitli operasyonlari gerçeklestiriyor ve havalanacagi zaman büyük gürültü çikariyor.Görünüsü de pek görkemli. Anlasilmasi zor olan bu iliskiler içinde Veda metinlerindeki bir kaç sözcük özellikle dikkati üzerine çekmektedir.Bu sözcükler ''madhu'',''anna'',''trivrt'' be ''tribandhura'' dir ''madhu'' kla*** sanskritçede daha çok ''bal'' anlamini verir;ancak sözlükte ''soma'' içkisi ve ''akıskan sıvı madde'' sözcükleri ile benzerlik iliskisi kurulur.''anna'' genellikle pismis pirinç le iliskiliysede burada mayalanmis pirinç sırası olarak yer almaktadır.Anlatılmak istenen alkol ve soma sırası karısımı bir sıvı olsa gerek,bu sıvı tanklarda saklanip tasit uçuran akaryakit olarak kullaniliyor.Burada dikkate deger nokta,uçan tasitin topragin üstünde giderken ardında tekerlek izleri bırakmasıdır.Belirlenmis uçan makineler önceden saptanmıs tarifeye göre kalkıp inmektedir:üç defa gündüzün üç defada geceleyin. (Rigveda)1,166,4-5)Marutlar'in uçusu gerçege çok yakındır.Binalar sarsılır,küçükçe agaçlar ve bitkiler yerlerinden sökülür,havalanma gürültüsü tepelerden ve magaralardan yankılanır,gökyüzü uçan tasitlarin gümbürtülü velvelesinden yirtiliyormus gibi görünür. Bu noktada; Vimana sözcügüne iliskin bir kaç sey söylemek gerekir.Vimana uçan tasıt anlamında ilkin Yajur-veda'da(17,59)karsimiza çikar.Sözcük daha önceleri çesitli anlamlarda''hava atesi'',''gün sayici'',ya da ''gögün yaraticisi'' diye kullanilmistir.Bütün bu türevlerde sözcük gögün enginligi ile ve onun boyutlari ile iliskiye sokulmustur.Ancak yaju-veda'da(17-59)ve onu izleyen metin pasajlarindadir ki ''vimana''tek anlamda uçan tasit anlaminda kullanılmıstır. Bu dizelerde yalın halde bulunan sözcük,''gökyüzünü parıltıyla dolduran'',''bütün bir yöreyi aydinlatan'',bir''akiskan cevhere sahip''ve günesle ayin doğusunu ve batısını izleme gücünde olan bir sey için kullanılmaktadır.Bütün kla*** edebiyatta da uçan tasıt için cins adı ''vimana''dır asagidaki bir kaç metin parçasi Ramayana kahramanlik destaninda''vimana''ve ''ratha'' sözcüklerinin nasil uçan nesne olarak kullanildigini kanitlayacaktir; Khara ile birlikte uçan taşıta bindi;taşıt mücevherler ve cin tasvirleri ile bezeliydi.Bulutlardan gelen,gökgürültüsüne es bir gürültü ile hareket etti(3,35,6,7) -Bin bu mücevherlerle süslü havalara çikabilen taşıta sen Sita'yı(bir kralın karısı)bastan çıkardıktan sonra nereyr istersen oraya gidebilirsin;bende sizi hava yolu ile Lanka'ya (bu günki Sri lanka) götürecegim...Böylece Ravana ile Maricha hava tasitina bindiler;taşıt bir saraya(vimana)benziyordu...(4,42,7-9) -Seni serseri bu hava taşıtını ele geçirmekle zenginlige erisebileceginimi sanıyorsun?(3,30,12) -O zaman kendi düsüncenin hızıyla giden hava taşıtı zavalli Sita ve Trijata ile Lanka'da göründü.(4,48,25,37) -Bu olaganüstü hava taşıtıdır,adina Puspaka derler ve günes gibi parıldıyor.(4,121,10-30) -Bu kuguya benzeyen uçan şey,büyük bir gürültü ile havaya dogru yükseldi(4,123,1) -Maymunlar krali Sugriva'nin haremindeki bütün kadinlari süsleme isini çarçabuk bitirip uçaga bindiler(4,123,1-55) Ramayana'da metinler,öne dogru sivrileşen olagan üstü hızla giden,altın gibi parıldayan bir gövdesi olan göksel tasitlari anlatir.Bu göksel tasitlarda çesitli bölmeler ve incilerle süslü pencereler vardir.Içinde çok zengin döşenmis rahat odalar vardır.Alt katlari kristallerle bezenmistir bütün iç odalarin içi ince tahtalarla kaplanmisyerlere halilar dösenmistir.Taşıt çok büyüktür ve lüksün her çesidine sahiptir.Ramayana'da anlatilan hava tasiti 12 kisi tasiyabilmektedir.Sabahleyin lanka'dan ahvalanip ögleden sonra ''ayodha''ya varmis bu sirada ''kiskindhya''ve ''Vasisthasrama''ya da iki ara inis yapmistir.Demekki tasit yuvarlak hesapla 2880 km. mesafeyi 9 saatte alabilecek güçtedir.Buda saatte320 kilometrelik hiz demektir. iki olay disinda göze çarpan bütün pasajlarda ''vimana'' sözcügü hep uçan bir tasiti anlatmak amaci ile kullanilmistir. Buraya kadar zikredilen metin pasajlarda''tanrısal''ya da''göksel'' varlıklarin gök tasıtları ile yolculuk ettikleri gibi bir sonuç çıkarılmıyor.Uçan makinelerde seçkin insanlar,hükümdar ailesinden prensler veya ordu komutanlari gibi kimselerde yararlanmaktadir.Ancak bütün sanskirit edebiyatinda sürekli belirtilen bir olgu var;o da uçan nesnelerin yapım tekniginin tanrilardan kaynaklanmasidir.Dev uzay kentlerinde oturan tanrilar ile bu kentlere gelmelerine ancak özel durumlarda izin verilen seçkin insanlar arasinda belirgin farklar bulunmaktadır... Bunu Aryuna'nin gökyüzüne yaptigi yolculugun öyküsünde görüyoruz.Yolculugu sirasinda Aryuna,çesitli gök bölgelerinden geçmek zorunda kalir ve bu sirada yüzlerce baska hava tasiti görür.Bu hava tasitlarindan bir kaçi uçus halindedir,digerleri yerdedir,bazilarida havalanmak üzeredir. Sabhaparvan metinlerinde bu gök varliklari uzayda ve yeryüzünde diledikleri gibi hareket ediyorlar Sabha denilen uçan makineleri var;bunlarin gökte yörüngelerini,tipki bu günkü uydular gibi,nasil rahatça çizdiklerini anlatiyor..Günümüzde uzay gemileri ve ya uzay kentleri diye nitelendirilmesi gereken dev uydularin içinden çesitli modelde ''vimanalara''havalaniyor.Uzay gemisinin kendisiise dev büyüklüktedir ve gökte parildamaktadir.Içinde yiyecekler,cephaneler,içecekler,hayatin bütün refah araçlari ile korkunç silah ve cephane bulunmaktadir. Böyle kendi ekseni etrafinda dönen uzay kentlerinden birinin adi ''Hiranyapura''dir;çevrisi''altindan sehir''diye yapilabilir.Brahma tarafindan ''Pulama'' ve ''kalaka'' adli kadin cinler için yaptirilmistir.Bu uzay kentini ele geçirmek olanaksizdi ve her iki cinde savunmalarinda o kadar basarili idikiler,Tanrilar bile kente sokulmuyordu. Buna ragmen bir süre sonra savas oldu.Bunlar,Mahabarata'nin ek kismi olan Vanaparvan'in 168,169,173 bölümlerinde anlatilir.Mahabarata'nin tanrisal kahramani Aryuna,uzay kentinde korkunç derecede çogalmis cinlere karsidir.Aryuna,bu dev uzay yapisina yaklasinca,cinler akil almaz silahlar ile savunmaya geçerler Alinti: ''korkunç bir savas basladi.Bu sirada havadaki kent,göge dogru yukari firliyor,sonra tekrar yeryüzüne yaklasiyordu.Bir o yana bir bu yana devriliyordu.Savas uzun süre ileri geri sürdükten sonra Aryuna öldürücü mermi firlatti,bütün kent paramparça yeryüzüne düstü.Canli kalan cinler yikintilarin içinden çikip savasi inatla sürdürdüler.'' sonunda bütün cinler yok edilir;Indra ile öteki Tanrilar Aryuna'yi kahraman diye överler. Vanaparvan'da kendi ekseni etrafinda dönen daha baska uzay kentleri vardir. Adlari ''Vaihayasi,Gaganacara,khecara'dir.Sabhaparvan'da çok degi*** uzay yapilari anlatilir;bunlar tanri Maya tarafindan yapilmis sonra uzay kentlerine tasinmistir.(Bu yapi kavraminin açik seçik çevirisiyapilamiyor.Sözcük kökünden''doldurulmus mekanlar'' anlami çikarilabilir.) Bu iliskide önemli olan belli bir düzende hareket eden,yörünge üzerindeki istasyonlarin,dünyanin çevresinde dolanmalaridir; bunlarin hangar agizlari daha küçük uçan nesnelerin giris çikislarina izin verecek derecede genistir.Görülüyorki eski tasvirler,uzay yerlesim merkezleri konusunda bu günkü tasarimlara ve taslaklari çizilmis yapilara yaklasmaktadir... Bu uzay yerlesim merkezlerinden,bir yandan uçan nesneler yeryüzüne gitmek üzere havalanirken,öte yandan yeryüzünde de uçan tasitlar imal ediliyor.Bunlarin büyük kesimi ''vimana''diye adlandiriliyor.Yalniz Mahabarata metninde içinde uçan vimananin sözü geçen 41 yer var.Uzay kentlerinden havalanan vimanalar ile yeryüzünde imal edilenleri birbirindenayirt etmek çogu zaman güç olmaktadir.Asagidaki cümleler bu özelligi kanitlayacak niteliktedir; -Tanrilar her çesit mekanik donanimi belirli bir amaçla yarattilar. -Göksel tasita binen ileri görüslü kimseler tanrilarca övüldü. -Ey Uparicara Vasu koca uçan makine sana gelecek ve sende eger tasitin içine girip oturursan,Bir tanri gibi görünen tek insan olacaksin bir duanin sihri ile tanri Yama bir uçan tasit içinde Kunti'ye geldi. -Ey Kurusun evlatlari,su kötü insan her yere gidebilen ve de ''Saubhapura''diye taninan uçan tasitla geldi. -Ölümlülerin görüs alanindan kaybolunca,yukarilarda gögün derinliklerinde,uçan garip tasitlardan binlercesi gözüne çarpti. -Tanrilar,Kripacarya ile Aryuna arasindaki kavgaya katilmak için kendi uçan tasitlari ile geldiler.Bizzat indra göklerin hükümdari,içinde 33 tanrisal varligi alabildigi kendi uçan nesnesi ile geldi... Budist edebiyatinin çok genis kapsamli metinlerinde''vimana'' kavrami,çesitli yerlerde,uçan bir tasit anlaminda bulunur.Böylece''Mahavamsa''nin bir parçasi olan vimana vatthu'da mutlu ruhlara konut hizmeti gören harikulade yerlere vimanalar denilmektedir. Orada havada duran piril piril bir saraydan söz edilir.Bu nedenle bir kaç bilgin ''vimana'' kavramini budist edebiyatinda tanrilara ve mutlu ruhlara konut hizmeti gören saraylar olarak açiklamak egilimi göstermislerdir.Ne var kis vimana sözcügü,insankonutuyla ilgili pek az kullanilmistir.Vimana terimi''sulavamsa''nin birinci bölümünde tek anlamdadir ve bir hava tasitini anlatir.Metnin yaptigi tasvir tastamam söyledir''...Dev kent altin,mücevher ve inciden yüzlerce hava arabasiyla doluydu;bu yüzdende tiki yildizli gökyüzünü andiriyordu.'' Budist edebiyatinin büyük kesiminde ''vimana''kavraminidan anlasilan göksel bir hava sarayi veya hava arabasidir.Bu anlamda gerek ''vedalar''gerek ''puranalar'' edebiyatinda kullanilmis daha sonrada kla*** edebiyattada ayni anlamda defalarca yer almistir.Bu konuda üç örnek durumu açiklamaya yeter: -Büyük tanri hava arabasindan indi -Matali'nin yönettigi tanrisal hava tasiti gökten geldi. -Kral Suparna zar oyununa gidince,karisi hava tasitindan asagi inerdi. Eski hindistanda uçan tasitlarla ilgili diger bir belgesel kaynagi Kalidasa'nin eserlerinde bulmaktayiz.Bunlarda Rama'nin Lanka'dan(bu günkü sri lanka)Ayodha'ya yaptigi hava yolculugunun çesitliasamalari,tüm ayrintisi ile ve bilimsel gerçeklikler uygun olarak anlatilir. Yükseklere uçtugunda altinda dalgali denizin deniz hayvanlarinin ve denizalti sekillerinin panaromasi açilir.Deniz kenarlari ince bir demir tekerin kenari gibidir. hava arabasi yukari asagi hareket eder.Bazen bulutlarin arasina dalar,sonra kuslarin uçtugu daha alt tabakalarda gider,ardindan tekrar''Tanrilarin yolu''nu izler.Okyanusun bir kesiminin bir kaç irmagin gölün ve bir inziva kösesinin üstünden geçtikten sonra göksel uçan araba Uttarakosala'ya inis yerinde toplanan insanlarin tasiti büyük saskinlikla seyrederler.Rama,parıldayan bir ****lden yapılmıs,çok zarif bir merdivenden inerek taşıttan çıkar. Bharata ve arkadaslariyla bulustuktan sonra Rama onlarada bayraklarla donatilmis göksel tasita,yine ayni merdivenden çikarak biner.Bharata,uçagin içinde oturan Sitaya kur yapar. Tasit önce bir mil kadar yavas hizla uçar,sonra hizlanip Rama'nin baskenti Ayodha'ya ulasir. Anlatilan 2900 km.lik bir hava yolculugunun genellikle çok somut bir tasviridir.Lanka'da Ayodha'ya Setubandha,Mysore ve allahabad üzerinden gidilmistir. Kalidasa,bize düsündürücü görünen birkaç sasirtici ayrintidan da söz etmektedir.Kral Dusyanta,Indra'nin hava tasitindan inince,tasitin tekerleklerinin döndükleri zaman dahi ne havaya toz kaldirdigini nede gürültü çikardigini hayretle fark eder.Daha büyük hayretle de tekerleklerin yere degmedigini saptar.Matali bunun indra nin hava aracinin üstün kalitesinden ileri geldigini açiklar.Buda tanrilsar tarafindan yapilip kullanilan uçak çesitleri oldugu gibi yeryüzündeki fabrikalarda yapilmislarinda bulundugunu dogrulamaktadir..... Yer yüzünde uçak yapimina örnek,Prandhara ve Pajyadhara kardeslerin öyküsüdür.Bu iki kardes,cin Maya'dan kendi kendine giden mekanik hava aygitleri yapmasini ögrenirler.Onlarin yaptigi tasit,hiç durmaksizin 3200 km. yi asabilmektedir.Iki kahraman kardes,bu hava gemisine binip uzak bir ülkeye ulasmak için yurtlarini terk ederler ayni öyküde insana benzer,çok gelistirilmis mekanik robotlardanda söz edilmektedir.Sonunda ayni metinde Kral Narabahanadtta'nin dev hava gemisi ile yaptigi gezinti anlatilir.Bu olaganüstü büyüklükteki gök tasiti,bin kisiyi tasiyabilmektedir ve bir çok adamiKusambi'ye götürür. Kathasaritsagar çesitliçaglarin öykülerinden yapılmıs bir derlemedir;geçmis zamanlarin söylentilerini efsanelerini içerir.Orda da bir hava tasitindan söz edlir;bu tasit asla akaryakit almak zorunda kalmamaktadir ve denizin ötesinde uzak bir ülkeye insanlar tasimaktadir(maya aztek yazitlarinda anlatilan sakalli beya irktan beyaz kiyafetler giyen ve tarimi duvarciligi vs. ögreten tanrilara dikkat çekerim) Bu aktarimlar ve efsanelerden ,çesitli biçimlerde uçan makinelerin eski hindistanda insanlarinca bilindigi sonucu çikiyor.sadece bu kadar degil teknik mekanik donatimlar hakkinda da örnegin su saatleri,yapay bebekler,mekanik sulama düzenekleri,yapay kuslar ve yapay yoldan olusturulan yagmur bulutlari gibi seylere iliskin pek çok ayrintida anlatilmaktadir uçmayla ilgili bu çok eski bilimin kökenini arastirmada Mahabarata'dan ''Viwakarma'' ile tanri soyundan gelme daha baska bir kaç kisinin ''Tanrilarin bas mimarlari'' olarak görev yaptiklarini ve uçan arabalari imal ettiklerini ögreniyoruz.Bu bilginin bir kismi insanlara ulasiyor.Mahabarata'nin Sabhapervan bölümünde bir söylentiye telmih vardir;buna göre cinlerin bas mimari Maya yalnizca uçan makinalar projesi hazirlamakla kalmiyor,dev uzay kentlerinin de planlarini çiziyor.Bu kentler ''Gaganacarasabha'' adiyla ün kazaniyor.Ayrica göreni saskina çeviren harikulade saraylar de onun tasarlama gücünün damgasini tasimaktadir.Bu izden geriye gidince''Samaranganasudradhar''metinlerinde,bizzat Brahma'nin çok eski çaglarda bes tane kocaman hava gemisi yaratmasi olayi ile karsilasiriz;gemilerin adlarida sirasiyla söyledi 1)Vairaja 2)Kailasa 3)Puspaka 4)Manika 5)Tribistapa. Bu güçlü hava gemilerinin yada hava kentlerinin sahipleri ''Brahma,siva,Kuvera,Yama,ve Indra idi ..Ayni eserde saray yapimi konusunda bir temel ilke formüllestirilmistir; bunun hint tapinaklari için belirleyici bir önemi vardir.Bu da tapinak ve saraylarin uçan arabalarin mimari kopyalari halinde insa edilmesi ilkesini temsil etmesidir.Çesitli eserlerde örnegin 7 yy. a ait ''Manasara''da bu eski gelenek dogrulanmaktadir.Saraylar ve tapinaklar yatay kesimleri ve yapilis biçimlerinde eski uçan tasitlara benzetilmistir.Dev büyüklüktekitapinaklar kudretli uzay gemilerinin küçültülmüs modelleridir;küçük yerel tapinakçiklar daha alt düzeyde varliklarin uçan tasitlatini simgelemektedir.Ancak tanrilar tarafindan kullanilan göksel tasitlar ile ölümlülerin kullandiklari arasinda kesin bir sinir çizilmistir Eski efsanelerde ortaya çikan sorun,uçan makinelara binen tanrısal varlıkların bir bedenlerinin olup olmadığıdır yani tanrilara soyut taslaklar olarak mi,yoksa dogal güçlerin kisilesmesi olarakmi bakilmaktadir?Buda uçagabenzer seyler içinde,dünya ile uzay arasinda gidip gelen bedenli varliklar tasarimina ters düsmektedir.Tanrilara insansal eylemler ve bir insansal karakter aftetmekse,bu tersligi dahada büyütür.Ne varki Veda metinleri,bu göksel tanrilardan sadece35 tane bulundugunu kesinlikle belirtmektedir.Purana metinleri ise göksel''ashura''larinsayisini 100 olarak saptiyor.Veda metinlerinde tanrisal ikizler ;Asvinalar,çok genç olarak anlatilmistir.Insan bedenleri vardir ve insana özgü niteliklere sahiptirler.Buna ek olarak Rigveda'nin biryorumunda Sayana,tanrilarin''gökte''uzak bir yerden gelmis ve dünyaya dönmüs olduklarini vurgulamaktadir. Bilginler arasindaki bu tartismada,tanrilarin ruhsal mi,bedenselmi oldugu sorununa,Nirukta'nin yazari Yaska,uzlastirici bir çözüm önerir.Yani her iki tarafinda hakli oldugu görüsünü temsil eder.Tanrilar hem bedensel hem ruhsaldirlar. Veda tanrilarinin baslica özellikleri üzerinde yapilan çagdas arastirmalar,tanrilarin uzun zaman önce günes sistemimize gelmis beden sahibi varliklar olduklari görüsünü desteklemektedir.Kendinden daha eski kaynaklara dayanan Mahabarata,bu tanrilari bedensel varliklar olarak tasvir eder;bunlar terlemezler,gözlerini kirpistirmazlar,hep genç görünümlüdürlerve çelenkleri(her halde vücutlarini kusatan isinlar kast ediliyor)asla solmaz...... Anlatilan çesitli modellerdeki uçan nesnelerin çoklugu karsisinda,mantik geregi insan kendi kendine ,nasil olmusda bu kadar degerli bilgi unutulmuslugun içine yuvarlanmistirniçin bunca arkeolojik kalinti içinde uçan makinelerden hiçbiri bulunamamis diye sorabilir.Biraz derinlemesine yapilan arastirmalar uçan makineler bilimine vakif ancak pek az sayida öncü teknisyen bulundugunu ortaya koymustur.''Vivakarma''ile ''maya'' bunlardan ikisiydi.Ayrica bu teknolojinin kullanilmasisadece belirgin bir seçkin zümre ile sinirliydi ve siradan halka arasinda yaygin degildi .Durum bu gün hala böyledir uçak yolculuklari zengin kesim ve is adamlarinca yapilmaktadir ikinci dünya savasi sirasinda üretilen binlerce uçak aradan daha ellisene geçmis olmasina ragmen çok nadir olarak bulunmakta dir.Eski çagin uçus teknolojisi***i ***iya korunan bir sir idi ve çok dar bir çevrede ***i bir gizlilik ile bu sir korunuyordutanrilarda insan ögrencilerineuçan makinalarin sirrini bu konuda bilgisi bulunmayan kimselere vermemekle yükümlü kilmislardi.Vimanalar yalnizca tasima araci degil strstejik silahlar olarak kullanildigi için kökenlerine ve olusturulmalarina ait bu gizliligi anlama zor degil. Insanlarla tanrilarin uçus sanatinin neden unutuldugunu açiklayan diger bir olgu maillattan önce bin yillarin çesitli savaslar ve felaketler ile dolu olmasidir.Hintli astronomlar dan bir grup,Khuruksetra savasinin M.Ö 3102'de yapildigi görüsündedir. Bu tarih eski metinlerdeki gözlemlerden çikarilmistir.Bbaska bir astronom grubu,Bharata savasinin tarihiniM.Ö.2449 diye saptarken Avrupali bilginler olayinM.Ö.1000 yilinda cereyan ettigi kanisindadir.Muhafazakar hint bilginleri dört Veda'nin ,Brahmana'larin ve Upanisad'larinM.Ö.6000 ila'000 yillari arasinda dogdugunu saptarken aralarinda bir kaçi bu tarihleri daha eskilere götürürH. jakobi gibi çok güvenilir ve bilgili bir batili bilgin ise Vedalarin dogusunu M.Ö.4500 olarak gösteriyor..... Mahabarata 'da çok dehsetli çok zorlu yakip yikmalar anlatilmistir.Bunlari yapan Tanrilarin güçlüsilahlaridir.Anlatilan durumlarin dehseti ancak bugünkü atom savaslarinin dehseti ile kiyaslanabilecek niteliktedir.Meydana gelen yikimlar öylesine korkunçturki sag kalanlarin yeni bir toplum örgütleyebilmesi çok uzun zaman alacaktir(Mahabarata da derki ''derlerki insan maymundan gelmistir asla degil tanrilarin savaslarinda o kadar korkunç silahlar kullanildi ki insanlar kurtulmakiçin ormanlara kaçtilar ve orada maymuna dönüstüler) Bu ara zamanlarda yada bilginin karanlik dönemlerinde her sçesit uçan makinenin kullanimi ortadan kaybolur DÜNYA ÇAPINDA YOK ETMELER, çesitli sanskrit metinlerinde yer alir.Insan uygarligini mahv eden felaketler,yalnizca Veda ve Purana metinlerinde aanlatilmakla kalmiyor,daha sonraki çaglar kla*** Hint edebiyatinda da yer aliyor.Bu olagan üstü çapta tahrip olaylarinin çesitli nedenleri var;sanskrit edebisyatinda bunlarin baslica nedenleri söyle siralaniyor... -Kozmik ayaklanma(tanrilar savasi) - Tufan ve deprem gibi dogal afetler -Yöresel ve dünya çapinda savaslar Hint metinlerinin bildirdigine göre insan uygarligi çok eskidir ve çagdas bilimce belirlenmis zaman dilimleriyle siraya konulmasi olanaksizdir.Bütün bu nedenlerden dolayi,uçan makinelerden hiçbirinin kalintinin arkeolojik buluntu yerlerinde ortaya çikmamasina sasmamak gerekir.Nitekim bu gün Avrupada Birinci dünya savasindan pek az kalinti bulunabileliyor ve otuz yil savaslarinin araçlari,gereçleri olsa olsa müzelerde hayretle seyrediliyor. Hint sanskrit metinlerinde ise bir kaç yüzyil degil bir kaç bin yil söz konusudur.O bakimdan uçan makinelerin kullanim bilgisi vedalar çaginda edinilmis de sonradan efsanelere karismissa buna sasmamak gerekir.Savasain yikimlari ve sonradan gelen felaket felaketler her ne kadar eski uçus araçlarinin planlamasini yapim tarzina iliskin bilgileri silip süpürmüsse de bunlarla ilgili anilar destan biçiminde canli kalmistir,bu gün bu çok eski anilarin parçalari bu gün hala folklorda yasamaktadir örnegin Çin'lilerin ejderha uçurtmalarinda ve Hintli'lerin tanri arabalarinda. INSANLAR TAPINAKLARINI INSA EDERKEN NIÇIN TANRISAL TASITLARI TAKLIT ETTILER? Bu göksel nesneler,binlerce yil öncesi insanlari için anlasilmaz,akil almaz,hayal gücünü derinlemesine etkileyen tanrisal seylerdi.Bu tanrilara ve onlarin hizmetkarlarina(rahiplere) tüm konoru ile saraylar kuruldu.Bu saraylar dinsel çevrede ''tapinak'' diye adlandirldi(sahkulu arkadasimizin yayinlaigi tapinak resimleri daha çok saraya benzemiyormu,yada uçan araçlari animsatan bir seyler yokmu). Tapinaklari insa ederken bunlarin göksel varliklarin uçan nesnelerine benzemesine özellikle çaba gösterildi;böylece tanrilarin yeryüzünde de kendi göksel kentlerindeki gibi rahat hissetmeleri istendi.Ilk gerçek tanrilar evrenin dev uzakliklarindan gelmislerdi''Vanaparvan''da ayrintisi ile okundugu üzere o zamanlar dünyanin disinda olaganüstü büyüklükte ve çok konforlu kentlerde oturuyorlardi.Böyle bir kentin pirl piril i***li çok güzel evlerle dolu oldugunu görüyoruz.Içinde çaglayanlar ve agaçlar vardir.Dört giris giris yerinin dördünmde de çesitli silahlar ile donanmis nöbetçiler beklemektedir.Mahabarata'nin ek kismi Sabhaparvan''in 3.cü bölümünde yine bir çesit uzay kentleri ele aliniyor.Orada anlatildigina göre Asuras'in mimari Maya,Pandavalarin en yaslisi ''yudhisthira''için görkemli bir toplanti salonu yapar bunun için altin gümüs ve çesitli madenler kullanir hatta dünyadan 8000 isçiyi de gökyüzüne götürür..yudhisthirs bilgin ve bilge Narada'ya daha önce hiç bu kadar görkemli bir salon görüp görmedigini sorunca Narada benzeri gök salonlara Tanri Indra Yama,Varuna,Kuvera ve Brahma'ninda sahip oldugunu bildirir.Bu uzay kentleri evrende hep vardirÇok rahat bir yasayisiçin gerekli bütün araç ve gereçle donatilmistir.Yama'nin uzay kenti hakkinda beyaz bir duvarla çevrili bulundugu,gökte yol alirken isinlar saçarak parladigi anlatiliyor.Hatta bu göksel geminin boyutlari dahi sanskrit edebiyatinda söz konusu edilmistir.Kuvera'nin uzay kentitüm galaksinin en güzeli olmaliboyutlari(bu günkü ölçülerle hesaplanirsa)550X800 kilometredir boslukta sili durmaktadir ve altin gibiparildayan binalarla doludur... Bu nitelikli kentlerin tasvirleri en eski anilardan bu yanHint destaninin dogrulugu süphe götürmez,en saglam tamamlayici parçalaridir.Isin zorlugu sadece bizim vaihayasi(uçmak),gaganacara(hava)veya vimana(uçan makine)gibiterimlerin anlamlarini dogru olarak sökmeyi basarmamizda yatmaktaydi;bu da ancak son zamanlarda basarilmistir.Özellikle modern teknige iliskin bilgimizin artmasiyladirki bu konuda akilci yorumlara olanak sağlanmıştır. Mesajınızda: -> Mail Adresinizi verirseniz, -> Konuyla alakasız yorum yaparsanız / Konuyla alakasız bir soru sorarsanız, -> Amaçsız, içinde paylaşım olmayan, saçma konular açarsanız, -> Üstüste mesaj yazarsanız ( Flood yapmakda denir), -> Küfür ederseniz, -> Konuyla alakasız bir başlık atarsanız, -> Mesajınızın tamamını büyük harfler veya puntolar kullanarak yazarsanız, Mesajınız SİLİNİR ayrıca siz BANLANIRSINIZ. ![]() Bu tip mesajları ihbar etmek için yukarıda işaretlenmiş olan yere tıklayarak yöneticiyi uyarabilirsiniz. нαуαт, öℓüмℓє кυмαя σуηαмα ѕαηαтı∂ıя... [ÜYE OLMADAN LİNKLERİ GÖREMEZSİNİZ. BURAYA TIKLAYARAK BEDAVA ÜYE OLUN...] AkdenizForum Toolbar Sitemizi Daha İyi Kullanmak İstiyorsanız Daha Kolaylıkla Sizde İndirin [ÜYE OLMADAN LİNKLERİ GÖREMEZSİNİZ. BURAYA TIKLAYARAK BEDAVA ÜYE OLUN...] |
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
| Modada Hint izleri | BuqRa | Paparazzi ve Magazin | 0 | 06-22-2007 06:07 AM |