Google internet tarihi boyunca web’de yer edinmiş çoğu arama motoruna kıyasla çok kısa biz zamanda kullanıcıların birincil tercihi olmayı başardı.Google getirdiği sonuçların doğruluğu ve kullanıcı ihtiyaçlarına önem vermesiyle ihtibar kazandı.Bunlarla birlikte Google’nın olağanüstü başarısının geleceği de sorgulanmaya devam ediyor.Son birkaç yıla yenilikçi sayılabilecek pek çok servisi sığdıran bu şirketin elindeki bu gücü bir gün kötüye kullanmayacağından kim emin olabilir ki?
KÖTÜLER HEP KAZANIR.
Google’nın bu kadar güclü bir konuma ulaşabilmesinin nedeni agresif pazarlama teknikleri uygulaması değil, diğer arama motorlarının şu ana dek pek dikkate almadığı kullanıcı ihtiyaçlarına odaklanması.Google’nın genel servislerini internet erişimi olan herkes ücretsiz olarak kullanabiliyor.Bu durum, kullanıcı başına lisans ücreti isteyen ya da ürünlerin reklamsız kullanımı için ücret talep eden şirketlere tam bir zıtlık meydana getiriyor.
Buna rağmen, Google’nın hakimiyetiyle ilgili endişelerini dile getiren kişileri, problemin Google’nın kendisi olmadığını söylüyorlar.Herhangi bir şirket çoğu insanın nelere erişip nelere erişemeyeceğine ya da neyi beğenip neyi beğenmemesine karar verebilecek bir noktaya gelmişse, orada ciddi bir egemenlik söz konusu oluyor.Egemenliğe sahip olan iyi niyetli şirketlerinse merhametsiz ve ahlak dışı şirketlere dönüşme ihtimali her zaman var.Şirket hisselerinin el değiştirmesi ve şirket politikalarının zamanla değişmesi görüşmemiş bir şey değil.Bugün yasal kullanıma tabi olan bir şey yarın yasa dışı ilan edilebilir.
Acaba Google bir gün “kötü adam” olmaya karar verirse farklı bir arama motorunu kullanarak hayatımıza devam edemez miyiz?Teoride bu mümkün ama Google’nın arama motoru dışında başka hizmetleri de sunduğunu unutmayın.Örneğin Google Earth, Google Mail Google Watch VS.Google hem bu servisler hem de arama motoru aracılığıyla hizmet kalitesini yükseltmeyi amaçlayan birçok veri topluyor.Ya bu veriler başka birinin eline geçerse?
Geçtiğimiz aylarda bunun bir örneği yaşandı.ABD Adalet belli başlı arama motorlarının 2 aylık arama listelerinin tamamını incelemek üzere talep etti.MSN, Yahoo ve AOL gibi devler bu isteğe olumu cevap verirken Google, Bush Yönetimi bu isteği reddetti ve bu uygulamanın kullanıcıların gizliliğiyle bağdaşmayacağını belirtti.Bu nedenle mahkemelik olan Google davayı kazandı ve hem arama sonuçlarını Adalet Bakanlığı’na sunmadı hem de kullanıcıların güvenini bir kez daha kazandı.Aceba Google’nın elindeki bu verilerin önemi ne, nasıl toplanıyor ve ne işe yarıyor?
GOOGLE’DA GİZLİLİK PROBLEMLERİ
Google e-posta kullanıcılarının gizliliğini korumak için bazı önlemler aldığını söylüyor.Bunlar arasında varsayılan olarak SSL korumalı oturum açma, virüs taraması, çalıştırılabilir dosyanın engellenmesi, harici resimlerin varsayılan olarak yüklenmesi gibi önemler var.Gmail gizlilik hakkında daha fazla bilgi almak için
[ÜYE OLMADAN LİNKLERİ GÖREMEZSİNİZ. BURAYA TIKLAYARAK BEDAVA ÜYE OLUN...] adresini inceleye bilirsiniz.
Öyleyse Google tüm kalbiyle kullanıcısının iyiliklerini isteyen birşirket mi yoksa veri depolamak için kullanıcılardan faydalanan bir pazarlama dehası mı?Bizce ikisi de değil.Google’nın hizmetlerini kullanan kişilerle ilgili veri topladığı doğru, ama gizlilik politikasında hangi bilgileri topladığını ve ne amaçla kullandığını açık bir dille ifade ediyor.Google’ın topladığı bilgiler, bazı süper marketlerde kullanılan indirim kartlarıyla toplanan bilgilerle karşılaştırılmaya değer.Birkaç ürün için sunulan küçük indirimler karşılığında süpermarketiniz haftada kaç tuvalet kağıdı tükettiğinizi öğrenebiliyor.Bumlarla kıyaslandığında, dünyanın beklide en faydalı sitesinin size sunduğu hizmetlere karşılık topladığı bilgiler bizce devede kulak kalıyor.